Ana Sayfa / POLİTİKA / Vatan ve Hürriyet Partisi Genel Başkanı Yalçın Doğan: Polislerin sorunları çoğalmış lütfen çözünüz

Vatan ve Hürriyet Partisi Genel Başkanı Yalçın Doğan: Polislerin sorunları çoğalmış lütfen çözünüz

Vatan ve Hürriyet Partisi Genel Başkanı Yalçın Doğan, Polis Haftasıyla ilgili yayınladığı mesajında polislerin sorunlarına değindi. Doğan, polislerin sorunlarının çözümü için sürekli mücadele edeceklerini belirterek, her zaman sorunların takipçisi ve çözümün öncüsü olacaklarını söyledi.

Polis haftasıyla ilgili yazılı bir açıklama yapan Vatan ve Hürriyet Partisi (Hür Vatan)Genel Başkanı Yalçın Doğan, polislerin ciddi sorunlarının olduğunu belirterek, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:” Kurulduğu günden bu güne kadar devletimizin bölünmez bütünlüğünü, vatanımızın bekası, asil milletimizin huzuru ve güvenliği için, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini korumak için, ülkemizin her karış toprağında, gerekse de ülkemizin dışında  gece gündüz, yağmur çamur, soğuk sıcak demeden kahramanca çalışan, Şehitler ve Gaziler veren Polis Teşkilatımızın 176. Kuruluş yıldönümünü haftasındayız. Tüm Şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlık sıhhat ve esenlikler dileriz. Vatan ve Hürriyet Partisi olarak 10 Nisan Emniyet Teşkilatının 176. kuruluş yıl dönümü münasebetiyle; gördüğümüz eksiklikleri dile getirmek istiyoruz. Siyasi erklerin, İçişleri Bakanlığının ve Emniyet Genel Müdürlüğünün, Emniyet Teşkilatında çalışan polislerimizi yıllardır görmezden geldikleri, hatta yok saydıkları, sorunlarının çözümü için çalışmadıklarından Emniyette görevli personelin sorunları kangren haline gelmiştir. Bu durum hem çalışanı hem de emekli emniyet personelinin iş, sosyal, aile yaşantısında olumsuzluklar oluşturmakta ve yaşam kalitesini düşürmekte hatta önü alınamayan intiharlara sebebiyet vermektedir. Taraf olduğumuz tüm Uluslararası sözleşmelerde yaşam hakkının kutsal olduğu vurgulanmaktadır. Anayasa, Madde 17: Herkes yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Yaşama hakkı, bütün hakların temelidir diye belirtilmektedir. Emniyet teşkilatı mensupları 7 gün, 24 saat, 365 gün esasına göre, ülkenin iç güvenliği, milletimizin huzuru ve güvenliği için asayiş hizmetlerinde silahlı görev ifa ettiği için diğer memuriyetlerden ayrı statüde olmalıdır.”

“Başta yaşam hakkını sonlandıran, yılda ortalama 80 intihar olmak üzere, dünyayı ve ülkemiz saran pandemi sürecinde basına yansıyan kadarıyla 1000 e yakın Emniyet Mensubumuzun Covid-19 dan vefat ettiklerini büyük üzüntü ile takip etmekteyiz.” Diyen Yalçın, şöyle devam etti:”  İntiharların sürekli ailesel ve çevresel dış etkenlere bağlanmasına rağmen gerçek olan ise personel üzerinde sistematik bir şekilde mobbing ve baskıların olduğu bu baskıların çoğu iş ile alakalı olmadığı bir çoğunun keyfi davranışlar, ben yaptım oldu mantığındadır. Özellikle son yıllarda artan amir ihtiyacı karşılamak üzere alınan ve kısa bir eğitimden sonra mesleğin hiyerarşisini, işleyişini meslek etiğini kısaca Polislik gibi kutsal bir mesleğin ne ifade ettiğini bilmeden ataması yapılan bu amirler polislik mesleğini çekilmez bir hale getirdiler. Maalesef bunca baskı ve mobbinge rağmen Polislerimiz işlerini en iyi şekilde yapmaktadırlar. Darbe sürecinde geçmişte desteklenen ve Teşkilatın en iyi yerlerini parselleyen fetö terör örgütüne karşı en iyi mücadeleyi yine Teşkilatımız içerisinde kişilere zümrelere ve cemaatlere bağlı olmayan Devletimizin gerçek polisleri yapmışlardır. Umarız ki bundan sonra Emniyet Teşkilatımız herhangi bir zümreye cemaate teslim edilmez. Polislerimiz mesleğe başlamadan önce her türlü bedensel ve psikolojik testlerle sağlıklı olduklarını belgeleyerek mesleğe başlamaktalar. Polislerimiz hangi şart ve durumlarla karşılaşıp en temel hak olan yaşam haklarından vazgeçiyorlar. Bu durumun detaylı bir şekilde oluşturulacak kurul ile araştırılması elzem bir konudur. Tüm Kamu personelleri içerisinde karşılıksız fazla çalışmada birinci sırada olan Şanlı Polislerimiz bizleri derinden üzen intihar gibi vahim bir durumda da birinci sıradadırlar.”

“Yetki dahilinde, Genelge ve yönetmelikle çalışma şartları ve özlük hakları düzenlenebilecek, keyfi amir baskılarının önüne geçilerek işin gereği gibi gerektiği kadar çalıştırılan polislerimizin mutlu ve huzurlu bir ortamda çalışmaları sağlanmalıdır. Çağrısında bulunan Yalçın,  mesajında şu ifadeleri dile getirdi: “Polislerimizin intiharlarının büyük çoğunluğu öngörülebilir ve engellenebilir. Salgında sağlık personeli ile aynı özveride görev yapan Emniyet mensuplarımız her türlü suçluyla, virüs olup olmadığını bilmeden yakın temasla çalışmak zorundadır. Gözle görülür bir şekilde Polislerimiz Covid virüsüne karşı da savunmasız ve baş başa bırakılmıştır. Tüm kurumların en üst amirleri, gerek esnek çalışma saatleri gerekse aşı konusunda kendi Personeline karşı korumacı bir yaklaşımda bulunmuş ve aşıda öncelik olması noktasında çalışmalar yapmışlardır. Polislerimiz için bırakalım korumacılığı aksine çalışma saatleri ve görev alanları çoğaltılarak adeta Covid’in kucağına atılmışlardır. Düzensiz çalışma saatleri ve fazla çalışma saatleri gibi birçok kurumunda görevini üstlenen polislerimiz maalesef Covid virüsüne karşı da en fazla vefat veren kurum olmuştur. Polislerimiz içinde Covid virüsünün meslek hastalığı sayılması gerekmektedir.”

Polisler üzerinde baskı ve çalışma koşullarına da değinen Yalçın, “Başta düzensiz çalışma şartları, fazla mesai, gereksiz mobbing ve baskılar, ben yaptım oldu mantığı, 12-24 gibi insan fizyolojisine aykırı çalışma sistemi, 12-12 gibi aile ve sosyal hayatı tamamen bitiren çağ dışı çalışma sistemi, çalışılan fazla mesai süresinin belirsizliği ve fazla mesai ücretinin saat başı olarak ödenmemesi, sıralı amirlerin tamamının personel sorunlarına duyarsız kalması, defalarca söz verilmesine rağmen verilmeyen 3600 ek gösterge, emeklilikte maaşın yarı yarıya düşmesi, aile yardımı ödeneğinin emeklilikte verilmemesi, çalışırken verilen emniyet hizmetleri tazminatının kesilmesi ve tüm kurumların en üst amirlerinin personelinin sorunlarına yönelik çözücü ve sonuçlandırıcı çareler üretirken  polislerimizin sadece çalışmalarıyla ilgili genelgeler yayınlanması ve sadece tutulmayan sözlerin verilmesi gibi sebeplerle mutsuz, huzursuz, endişeli, kaygılı bir halde görev yapan polislerimiz bunca olumsuzluğa rağmen canla başla çalışmakta ve başarıyla görev yapmaktalar.” Diye konuştu.

Çalışma saatlerine ilişkin sorunlara da değinen Yalçın, “Emniyet Mensuplarının çalışma saatleri her ne kadar 8/24 sistemi ile çalışacağı basında yer almış olmasına rağmen bırakılan keyfiyet sonucu, uygulamaya geçmediği gibi mevcut çalışma sistemine salgın denetleme ve tedbirleri, vefa grubu görevlendirmeleri, il ve ilçe  girişleri, hafta sonu görevleri, park bahçe görevlendirmeleri gibi ek görevler nedeni ile tabi olduğu 657 Sayılı Devlet Memuru  Kanununda yazılı haftada 40 saatten en az 20 saat fazla, çalışmasına rağmen bu çalışmasının değerlendirilmeyip, sosyal ve ekonomik olarak karşılığı da verilmemektedir. Siyasi erk; her zaman bu cefakâr çalışması para ile ölçülmez demiştir ve asla da ölçmemiştir. Emniyet personelinin psikolojik durumunu değerlendirecek üst görev  yoğunluğu, görevin niteliği, alınan emirlerin durumu gözetilmeksizin sayıya ve personele göre görevlendirmeler yapmakta bu olumsuz durumlar ast ile üst arasında taraf durumu oluşturduğundan değerlendirme yapacak üst personelin hakkaniyet ve objektif kriterlere göre değerlendirme yapmasını engellemektedir. Emniyet Genel Müdürlüğünde görevli psikologlar eskiden direk İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı iken yapılan değişiklikle Büro Amirliğinde çalışan bir görevli olarak düzenlenmiş değerlendirmeleri ve izlenimleri hiyerarşi ve silsile içerisine  gerçekleri yansıtmaktan uzaklaşmıştır.” Diye konuştu.

Personel atanmaları sorununa ilişkin Yalçın, “Yine Mesleklerinin sonuna yaklaşmış, emekliliği gelmiş ve geçen personelin zorunlu ikinci şarka gönderilmesi, bu durumda olan Polislerimizin aile ve sosyal hayatını olumsuz etkilemekte, eş ve çocuklara da yansımaktadır. Geçmiş yıllara göre azaltılan şark ili sayısına rağmen ısrarla evlerin dağılmasına yuvaların yıkılmasına sebebiyet veren bu durumun tekrar gözden geçirilerek Polislerimizin lehine bir düzenleme yapılmalıdır. Polislerimiz çok şeyler istemiyor. Başta gazilik hakkı bulunan polislerimiz olmak üzere mesleğinin son zamanlarında emekliliklerine kısa bir süre kalmış, yaşamlarını, sosyal hayatlarını ve çocuklarının eğitim durumlarını alt üst edecek bu uygulamaya lütfen son verin” çağrısında bulundu.

Polis alımlarına ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Yalçın, şöyle devam etti: FETO terör örgütünün Emniyet yapılanmasında örgütle bağlantılı personelin kurumla bağlantıları kesilmiş bu durum görev yapan personel sayısında ciddi eksiklikler oluşturmuş bunu gidermek içinde haklı ve yerinde bir uygulama olarak personel alınmıştır. Özellikle amir statüsünde personel alınırken liyakat, yeterlilik kriterleri yerine sadece tahsil göz önüne alınmış hatta polis memurluğu sınavına girip yeterlilik gösteremeyen ve polis memuru olamayanlar bile polis memurunun amiri olmuştur. Kaç personelin bu şekilde görevlendirildiğine dair rakamlar, personelce konuşulsa da  kamuoyu ile paylaşılmamıştır.

Bahsedilen bu konular amir baskı ve keyfi muamelesi, çalışma saatlerinin belirsiz ve  fazla olması, mesleğin stresi ve görev gereği muhatap olunan durumların normal durumlar olmaması, mesleki stres ve bunların giderilmemesi ekonomik beklentilerden devamlı söz edilip yerine getirilmemesi son 20 yılda birçok İçişleri Bakanının çalışmalar devam ediyor söylemi personel üzerinde bahse konu çalışmanın hiçbir zaman yapılmadığı ve yapılmayacağı kanaatini oluşturmuştur.

Ayrıca gece, gündüz, hafta sonu, bayram gözetmeksizin yıllarca aynı şartlarda çalışan doğru dürüst senelik izin kullanamamış devamlı gurbette görev yaptığından ekonomik ve sosyal bir bağ oluşturamamış Emekli emniyet mensuplarının sadece insanca yaşam adına ve ahdi vefa duygusu ile talepleri olan ek göstergelerinin 3600 e  çıkartılması hususunu ve aile yardımının emeklilikte de alınmasını günün önemine binaen hem kamuoyu ile hem de yetkililerle paylaşmak istedik.

Vatan ve Hürriyet Partisi olarak; bunları herhangi bir siyasi erki eleştirmek amacı ile değil bir zamanlar gururla hizmet ettiğimiz bir teşkilatın sorunlarını her ne kadar bir bağımızın olmadığı söylense de bizim yüreğimizden bağlı olduğumuz teşkilata emekli emniyet mensubu olarak ahde vefa borcu olarak görüyor ve bunu kalpten söylüyoruz.

Vatan ve Hürriyet Partisi olarak da hiçbir siyasi menfaat ve beklenti içinde değiliz, yeter ki belirtilen hususlara acilen çözüm bulunsun, siyasi çıkarda menfaatte sorunları çözenin olsun.

Şunu da iyi biliyoruz ki her durumda eleştirilen, yerden yere vurulan emniyet mensupları kendine gül uzatan eli, derdini gören, bilen ve dert edinenleri asla unutmaz ve unutmayacaktır. Bağ kurar ve vefası her daim devam eder.

Başta yaşam hakkı olmak üzere, insan haklarına uygun çalışma şart ve durumunu oluşturmak Devletimizi yönetenlerin bunlar birer Fatih, birer Alpaslan birer Kahramanlardır söyleminin sözde kalmaması ve somut bir kavrama dönmesi önemlidir. Emekli olan personel maaş yetersizliğinden yapılan işler ayıp olmamak üzere; gece ekçiliği, sokaklardan naylon kağıt toplayıp, kimide onca hizmetine ve yaşına rağmen olamayacak işlerde çalışmaktadır. Lütfen Fatih’leri, Alpaslan’ları Kahramanları namerde muhtaç etmeyin.

Canıyla kanıyla Devleti için, Vatanı için, Milleti ve Bayrağı için ölüme bile gözünü kırmadan koşan, gece gündüz canıyla kanıyla çalışan polislerimize sahip çıkın. Her ölüm bir eş, bir anne, bir baba, bir evlat ve onlarca seveni de yaşarken öldürmektedir. Lütfen vicdanlarınızı bir kere dinleyin ve kendi personelinizin sorunlarına çözüm üretecek projeler üretin. Adaletin ilk kapısı, sokaktaki kimsesizlerin kimsesi, mağdurların, mazlumların korunağı polislerimize sahip çıkın. Şimdi sıra sizde, Polisimiz avazı çıktığı kadar İMDAT diyor, bir  kerede siz kahraman polislerimize koşun.

PAYLAŞIN
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Hakkında haber news24

Tekrar kontrol edin

Büyükşehir’in engelleri aşan projeleri beğeni topluyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi, özel gereksinimli bireylerin hayatlarını kolaylaştırmak ve sosyal hayata uyumlarını artırmak amacıyla hayata ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir